Mesajlar Etiketlendi ‘aşk’

h1

Bitti!!!

Aralık 6, 2008

Bitti…Bir yerden sonra gitmeyide bilmeli insan.Bile bile girdim bu yola çıkmaz sokak oldugunu bile bile…

Aşk böyle bir şey mi! Hep mi acı verir insana sevmek !  Neden benim sevdiğim insanlar hep duygusuz..HİÇ biri acı çekmezmi..senin karşısında eridiğini bile bile neden çekip giderler..çokk seviyorum.. Acı çektiğimi göremeyecek kadar körmüsün bee sevgilim..bir msj atsan bu yüreğim biraz olsun rahat edecek.çok mu zor elveda demek..ben sevemedim,beceremem demek..Tıkanıyorum yazamıyorum.AmA Göz yaşlarım yeterince ıslatıyor bu satırları..yeterince kazıyorlar bu kağıda senin için döktüğüm lanet olası gözyaşlarını..Bittti mi? şimdi off bilmiyorum benim için bitirmek çok zor! Geçer diyorsundur içinden.. Unutur daha yaşı ne zaten nerden bilir aşık olmayı.. geçmiyor!!!!! yüreğimdeki bu yara devamlı büyüyor.. sürekli kanıyor hiç durmuyor..Gece yatarken sabah uyandığımda batıyor batıyor.. ben her geçen gün ölüyorum bee sevgili..KARŞINDA ERİYORUM AMA SEN BUNU GÖREMEYECEK KADAR KÖRSÜN…

h1

Anlatmazsın

Kasım 22, 2008

Anlatamazsın derdini. Bıkmadan usanmadan konuşmak istersin, anlatamazsın…
Anlatsan da tüketemezsin…

Bilmezler çektiğin acıyı. Kimsenin farkına varmadığını düşünürsün. Her gördüğünle konuşmak istersin. Evet dersin bu sefer olacak. O, beni anlar ..
Ama sen daha yeni yeni başlamışken konuşmaya dinlenmeden söylenen “yalnış yapıyorsun , boşuna acı çekiyorsun” diye devam eden hep aynı sözler…
Oysa bunlar değildir duymak istediğin….

Susarsın .Boğazına düğümlenir kelimeler …

Bir anlatsan kurtulacaksın ama anlatamazsın…

Umut edersin anlayacak, sen haklısın diyecek birileri olmalı diye. Beklersin..
Konuşmak istersin hiç susmadan bağıra çağıra konuşmak. Bütün kelimeleri kullanmak söylenecek ne varsa söylemek atmak içinden acıyı ama yapamazsın..
Anlatamazsın….
Anlatıp da tüketemezsin…

Fark etmezsin anlatmaya çalıştıkça içinin daha çok yandığını . Acılarına yenilerinin eklendiğini fark edemezsin..
Gözlerin dolar ağlayamazsın..
Utanır da akıtamazsın gözyaşlarını..
Susmak erdemdir.
Susmak iyidir..
Susmak güzeldir..
Susmak hayattır..
Dersin..,,
Susmalıyım .Yaslanırsın nemli bir duvara. O çektikçe seni kendine sen susarsın. Ama bilirsin yinede anlatsan kurtulacağını
Anlatamazsın..
Seni anlayacak birini bulamazsın..
Bilirsin ki acının kaynağı ancak anlar seni. Kaybedilen sevgiliyedir sitemin.Kızmak bağırmak istersin. Nefreti yüreğine oturtup kurtulmak istersin ama kaybetmenin dönüşü yoktur artık..
Anlatamazsın kıyamazsın ona beyaz yapraklarda şiirler biriktirirsin, anlatamazsın…

Susmayı öğrenirsin.,Öğrendikçe tükenir, tükendikçe silinir gidersin hayattan.. Tam kurtuldum derken bir kelebek, bir çiçek, gördüğün bir maviyle yeniden doğarsın
Yeni baştan başlar hayat
Ve sen yine

Anlatamazsın….
Anlatamazsın derdini. Bıkmadan usanmadan konuşmak istersin, anlatamazsın…
Anlatsan da tüketemezsin…

Bilmezler çektiğin acıyı. Kimsenin farkına varmadığını düşünürsün. Her gördüğünle konuşmak istersin. Evet dersin bu sefer olacak. O, beni anlar ..
Ama sen daha yeni yeni başlamışken konuşmaya dinlenmeden söylenen “yalnış yapıyorsun , boşuna acı çekiyorsun” diye devam eden hep aynı sözler…
Oysa bunlar değildir duymak istediğin….

Susarsın .Boğazına düğümlenir kelimeler …

Bir anlatsan kurtulacaksın ama anlatamazsın…

Umut edersin anlayacak, sen haklısın diyecek birileri olmalı diye. Beklersin..
Konuşmak istersin hiç susmadan bağıra çağıra konuşmak. Bütün kelimeleri kullanmak söylenecek ne varsa söylemek atmak içinden acıyı ama yapamazsın..
Anlatamazsın….
Anlatıp da tüketemezsin…

Fark etmezsin anlatmaya çalıştıkça içinin daha çok yandığını . Acılarına yenilerinin eklendiğini fark edemezsin..
Gözlerin dolar ağlayamazsın..
Utanır da akıtamazsın gözyaşlarını..
Susmak erdemdir.
Susmak iyidir..
Susmak güzeldir..
Susmak hayattır..
Dersin..,,
Susmalıyım .Yaslanırsın nemli bir duvara. O çektikçe seni kendine sen susarsın. Ama bilirsin yinede anlatsan kurtulacağını
Anlatamazsın..
Seni anlayacak birini bulamazsın..
Bilirsin ki acının kaynağı ancak anlar seni. Kaybedilen sevgiliyedir sitemin.Kızmak bağırmak istersin. Nefreti yüreğine oturtup kurtulmak istersin ama kaybetmenin dönüşü yoktur artık..
Anlatamazsın kıyamazsın ona beyaz yapraklarda şiirler biriktirirsin, anlatamazsın…

Susmayı öğrenirsin.,Öğrendikçe tükenir, tükendikçe silinir gidersin hayattan.. Tam kurtuldum derken bir kelebek, bir çiçek, gördüğün bir maviyle yeniden doğarsın
Yeni baştan başlar hayat
Ve sen yine

Anlatamazsın….
Anlatamazsın derdini. Bıkmadan usanmadan konuşmak istersin, anlatamazsın…
Anlatsan da tüketemezsin…

Bilmezler çektiğin acıyı. Kimsenin farkına varmadığını düşünürsün. Her gördüğünle konuşmak istersin. Evet dersin bu sefer olacak. O, beni anlar ..
Ama sen daha yeni yeni başlamışken konuşmaya dinlenmeden söylenen “yalnış yapıyorsun , boşuna acı çekiyorsun” diye devam eden hep aynı sözler…
Oysa bunlar değildir duymak istediğin….

Susarsın .Boğazına düğümlenir kelimeler …

Bir anlatsan kurtulacaksın ama anlatamazsın…

Umut edersin anlayacak, sen haklısın diyecek birileri olmalı diye. Beklersin..
Konuşmak istersin hiç susmadan bağıra çağıra konuşmak. Bütün kelimeleri kullanmak söylenecek ne varsa söylemek atmak içinden acıyı ama yapamazsın..
Anlatamazsın….
Anlatıp da tüketemezsin…

Fark etmezsin anlatmaya çalıştıkça içinin daha çok yandığını . Acılarına yenilerinin eklendiğini fark edemezsin..
Gözlerin dolar ağlayamazsın..
Utanır da akıtamazsın gözyaşlarını..
Susmak erdemdir.
Susmak iyidir..
Susmak güzeldir..
Susmak hayattır..
Dersin..,,
Susmalıyım .Yaslanırsın nemli bir duvara. O çektikçe seni kendine sen susarsın. Ama bilirsin yinede anlatsan kurtulacağını
Anlatamazsın..
Seni anlayacak birini bulamazsın..
Bilirsin ki acının kaynağı ancak anlar seni. Kaybedilen sevgiliyedir sitemin.Kızmak bağırmak istersin. Nefreti yüreğine oturtup kurtulmak istersin ama kaybetmenin dönüşü yoktur artık..
Anlatamazsın kıyamazsın ona beyaz yapraklarda şiirler biriktirirsin, anlatamazsın…

Susmayı öğrenirsin.,Öğrendikçe tükenir, tükendikçe silinir gidersin hayattan.. Tam kurtuldum derken bir kelebek, bir çiçek, gördüğün bir maviyle yeniden doğarsın
Yeni baştan başlar hayat
Ve sen yine

Anlatamazsın….
Anlatamazsın derdini. Bıkmadan usanmadan konuşmak istersin, anlatamazsın…
Anlatsan da tüketemezsin…

Bilmezler çektiğin acıyı. Kimsenin farkına varmadığını düşünürsün. Her gördüğünle konuşmak istersin. Evet dersin bu sefer olacak. O, beni anlar ..
Ama sen daha yeni yeni başlamışken konuşmaya dinlenmeden söylenen “yalnış yapıyorsun , boşuna acı çekiyorsun” diye devam eden hep aynı sözler…
Oysa bunlar değildir duymak istediğin….

Susarsın .Boğazına düğümlenir kelimeler …

Bir anlatsan kurtulacaksın ama anlatamazsın…

Umut edersin anlayacak, sen haklısın diyecek birileri olmalı diye. Beklersin..
Konuşmak istersin hiç susmadan bağıra çağıra konuşmak. Bütün kelimeleri kullanmak söylenecek ne varsa söylemek atmak içinden acıyı ama yapamazsın..
Anlatamazsın….
Anlatıp da tüketemezsin…

Fark etmezsin anlatmaya çalıştıkça içinin daha çok yandığını . Acılarına yenilerinin eklendiğini fark edemezsin..
Gözlerin dolar ağlayamazsın..
Utanır da akıtamazsın gözyaşlarını..
Susmak erdemdir.
Susmak iyidir..
Susmak güzeldir..
Susmak hayattır..
Dersin..,,
Susmalıyım .Yaslanırsın nemli bir duvara. O çektikçe seni kendine sen susarsın. Ama bilirsin yinede anlatsan kurtulacağını
Anlatamazsın..
Seni anlayacak birini bulamazsın..
Bilirsin ki acının kaynağı ancak anlar seni. Kaybedilen sevgiliyedir sitemin.Kızmak bağırmak istersin. Nefreti yüreğine oturtup kurtulmak istersin ama kaybetmenin dönüşü yoktur artık..
Anlatamazsın kıyamazsın ona beyaz yapraklarda şiirler biriktirirsin, anlatamazsın…

Susmayı öğrenirsin.,Öğrendikçe tükenir, tükendikçe silinir gidersin hayattan.. Tam kurtuldum derken bir kelebek, bir çiçek, gördüğün bir maviyle yeniden doğarsın
Yeni baştan başlar hayat
Ve sen yine

Anlatamazsın….

h1

aşk

Kasım 13, 2008

elerimdekalbinjk72

Aşık olmak ve sevgiliye seslenmek, şiir yazmak, beste yapmak her yaşta ve her çağda mümkündür. Aşkın yaşı yoktur. Zaten aşık olmayanlar sevmesini de bilmezler. Ama aşkı bedenin ateşli arzularından ibaret görmek kadar aşka yapılacak başka bir tahkir ve tezyif de yoktur. İnsan her yaşta, her şekilde aşık olabilir ve bunun için aşağıdaki beyitte Fuzuli’nin dediği gibi, binlerce eza ve cefaya katlanabilir, hiç de öpülmeye layık olmayan elleri ve ayakları öpebilir, sevdiğinin hatırı için onların kapılarına yüz sürülebilir. Yunus’un, “ölen hayvan imiş aşıklar ölmez” demesinin altında yatan sır da buradadır. Hayvan, yani yaşayan beden ölebilir veya aşksız yaşayan insanın hayvandan farkı olmadığı için ölse de bir şey fark etmez. Ama ruh bakidir. Seven ruh olduğu için, ruh ölmez. Çünkü ruh ölümsüzdür. Yine gerçekten sevenler için engellerin önemi yoktur. Tıpkı bir gülü koklamak için dikenlere katlanmak, onların batıp kanatmasını göze almak gibi.


Sevgili uğruna bir şeylere katlanmak da öyle. Bu çileli bir iştir. Ama neticede vuslat varsa buna değer. Seven bunu göze almalıdır. Çünkü bağcı, bir gül yetiştirmek için onunla beraber binlerce dikenin yetişmesine göz yumar ve aynı hizmeti onun için de verir. Kimse özel bir gayretle diken yetiştirmez. Ancak gül yetiştirmek için başka yol yoksa, dikenlerin yetişmesine de göz yummak gerekebilir ve hatta onlara da aynı hizmet götürülebilir. Bu da hiçbir şeye aldırış etmeden sevdiğini övmek, onun için şiirler yazmak, besteler yapmak da ayıp değildir. Aksine bunu ayıp görmek ayıptır.


“Yâr için ağyâra minnet ettiğim ayb eyleme

Bağbân bir gül için bin hâre hizmetkâr olur.”


Aşk, sevginin ileri derecesi, münteha noktası. Manevi, ruhani bir haz, bir lezzettir ki, onu tatmayan bilmez. Tadanlar iflah etmez. Hele bir de kavuşamazsa… en devamlı ve en güzel aşkın karşılıksız sevmek olduğunu söyleyenler varsa da, aşkın insani boyutunda karşılık, aşka vurulan bir cila, verilen bir mükafattır. Karşılıksız aşk, insanı öldürebilir. Eskilerin iflah etmez hastalar için; “Kara sevdaya mı tutuldun?” demelerindeki hikmet de bu olsa gerektir. Aşk, aşığı da maşuku da yakar, kavurur, külünü göğe savurur… “Aşkın beni del-eyledi / Yaktı yaktı kül eyledi. / Bir kötüye kul eyledi..” diyen de böyle biri olsa gerek…


Anlatılması da, yaşaması da zordur aşkın. Zira aşk, Bailey’e göre; “Dünyanın en tatlı mutluluğu ile, en derin acısından yaratılmıştır.” Doğrudur, çünkü aşk, insanın gönlüne düştüğü andan itibaren, hayatını baştan sona değiştiriyor, her şeyi alt üst ediyor. Ve Seyrani’nin dediği gibi, insanı perişan bir hale getirip bırakıveriyor; “Eski bir libasa benzer aşığın gönlü, / Söküldükten sonra dikilmez imiş.”